HOME

ANA SAYFA

ABOUT THE SITE

WEBSİTESİ HK.

SEZAİ TÜRKEŞ

FEYZİ AKKAYA

GALLERY

GALERİ

ARCHIEVES

ARŞİV

MEMOIRS

ANILAR

 

 

 

LINKS

BAĞLANTILAR


1908 - 1998

Sezai Türkeş  Feyzi Akkaya

Anılar  Memoirs 

1907 - 2004

...

ULAŞ BIÇAKÇI'dan E-Kitap

BAŞARININ OLMAYAN ROTASI

İş Yaşamında Kişisel Kalite ve Profesyonel Düşünce ve Davranış

(Not: e-Kitapta

Sezai Türkeş  ve Feyzi Akkaya

ile ilgili Anılar bulabilirsiniz.)

 

 

 

ULAŞ BIÇAKÇI ANILARI

 Kalite'de bir abide değer; 'Beton toprağın altında kalsa bile güzel olacaktır' - Feyzi Akkaya

(Ref. Gerçek kalite nasıl yakalanır?)


“Beton toprağın altında da kalsa güzel olacaktır” ifadesini ilk kez bir şantiye şefinden duymuştum.

STFA (Sezai Türkeş Feyzi Akkaya)’da çalıştığım zamanlarda eğitim işlerine de ben bakardım. İlk kez büyük bir oryantasyon programı düzenlemiştik. Programın içeriğini hazırlarken yukarıdakilere, ”Burası bir şantiye şirketi. Şantiyeciliği de birisi anlatsın” demiştim. Fikrim çok güzel bulundu ama, “Bu işi en iyi yapacak bir adam var ama konuşturamazsın ki” dediler.

Ben de, “Sizin arkadaşınız, siz isteyince konuşur, olmazsa talimat verirsiniz” demiştim.

“Yok” dediler, “İşini sen kendin hallet.”

Özgün Dumrul idi bu adamın adı, şantiye şefi, inşaat mühendisi. Olayı öyküselleştirmek için daha sonraları anlatırken onun adını, “Deli Dumrul”a çevirmiştim. Çünkü o, gerçekten de işinin delisi idi. Kendisi ile görüştüm ve konuşması için zorla ikna edebildim. O, konuşmayı bilmez, iş yapmayı bilirdi. Nitekim toplantıda kesik kesik konuştu. Toplantının sonuna gelmiştik. İstediği konuları tamamen bitirememişti. Ama zamanı uzatmak istemedi ve, “Vaktim doldu. Size doğru dürüst bir şey söyleyemedim. Feyzi Ağabey’in bir lafını aktararak bitireyim bari. Zaten o, iyi iş yapmanız için her şeye yetecek. Bu sözü aklınızdan çıkartmayın yeter” diyerek ekledi;

 ”Beton toprağın altında da kalsa güzel olacaktır

Uzaktan onu izliyordum. Lafın sonunda bir şeyler olmuştu. Cümleyi bitirirken başını önüne eğdi ve lafın sonu gırtlağından zorla çıktı. Birdenbire anladım ki, boğazı düğümlenmişti. Bir iki saniye oturduğu yerde başı öne eğik, kağıtlarını topladı ve sonra kalkarak hızla dışarıya doğru yürümeye başladı. Kimse bir şey anlamamıştı. Hemen koşarak teşekkür etme bahanesi ile kendisine yaklaşmıştım ki, gözlerinin dolu dolu olduğunu gördüm. Konuşmak nedir bilmeyen, hele hele ağlamak nedir hiç bilmeyen o koca Deli, o koca Dumrul hıçkırıklarını tutmaya çalışıyordu. Anlaşılmasın diye beni kendisine daha fazla yaklaştırmadan hızla çıkıp gitti.

Böyle bir simgesel ifadenin, klasik deyişle bu kültürel değerin ne kadar güçlü, gerçek ve işe yarar olduğunu o zaman anladım. Çünkü Deli Dumrul’un şantiyeleri gerçekten olağan üstü eserlerle doluydu. Sanırım hiç bir teknik uluslararası şartname, hiç bir şirket şartnamesi, hiç bir talimat veya ceza, hiç bir sistem bu simgesel anlatım’ın (değerin) yerini alamaz ve etkisini gösteremezdi.

Türküleri yazanlar yasaları yazanlardan daha güçlüdür.

 “Beton toprağın altında da kalsa güzel olacaktır.” Bu bir türkü idi işte. Kalite konusunda yaratılmış ve bugün hiç bir Toplam Kalite Yönetimi uygulamasının yaratamayacağı etkiyi yaratmış bir türkü. Eğer bu türküyü yazabiliyorsan ve eğer onu söylettirebiliyorsan olağan üstü insan olur, olağan üstü insanlar yaratır ve onlara olağan üstü işler yaptırabilirsin. Anlamıştım artık bunu. Şirket kültürünün önemini yadırgayamazdım artık. Türkülerin, değerlerin, inançların yasalardan daha güçlü olduğunu, onların insanlarda tutkular yaratabildiğini görmüştüm artık. Ki, o tutkular insanlara yasaların yaptıracağından çok çok fazlasını yaptırabiliyordu.

STFA’nın şantiyelerine sık sık giderdim. O zamanlar orada bir ruh vardı. Herkes yaptığı işin kalitesine gerçekten acayip tutkundu. Üstelik o zamanlar şantiyelerin çoğu Libya, Suudi Arabistan, İran, Tunus gibi ülkelerde idi. Bu ülkelerin koşulları zordu. İnsanlar yurtlarından uzak, bazıları ailelerinden uzak, çocuklarının eğitim sorunları var, kültürel farklar var vs. Ancak bu insanları deliler gibi çalıştıklarını iyi iş yapmak için nasıl çaba sarf ettiklerini gördükçe inançların, tutkuların, değerlerin ne kadar somut sonuçlar doğurabildiğine hep şahit olmuşumdur ve Feyzi Ağabey’in sözleri hep kulağımda çınlamıştır.

Bu yazımda size bir kalite hikayesi anlattım. “Hikaye” değildi bu. Bu yaşanmış bir efsane idi. Ne dersiniz bu ruh, bu heyecan, bu tutku, bu özveri, bu düşünce ve kafa yapısı, bu zihniyet olmadıkça yapılan kalite çalışmaları ne kadar tutar?

* * *

Örnekolaylar

(Ref. U.Bıçakçı E-Mesajı 02.08.08)

Sezai ağabeyin en büyük isteklerinden birisi benim önerim ve koordinasyonumda yürütülen 15'şer günlük eğitim çalışmaları sırasında eğitimleri veren profsörlere STFA'ya özgün bir kaç örnekolay geliştirtmek idi. Bu örnekolayları üniversitelere maletmeyi çok istemişti. Hatta eğitimlere katılanlardan örnekolaylara temel teşkil edecek ham örnekolaylar geliştirmelerini ve bunların benim kanalımla hocalara iletilmesi istenmişti.

Ancak hocalarımız bu işi ihmal ettiler. Ham örnekolaylar muhtemelen hala STFA kayıtlarında biryerlerde bulunuyordur.

STFA'dan ayrıldıktan sonra ben kendim bu metodun babası Harvard Üniversitesi  Business School metodu ile 3 adet anonim örnekolay geliştirdim. (Herbiri 10 - 15 sayfa uzunluğunda, kurum kültürü - kurumsallaşma ve organizasyon konularında). Bunlar hernekadar isimleri metod gereği anonimleştirilmiş olsa da  STFA'ya ait gerçek örnekolaylardır. Onun için Sezai ağabeyin onayını almak istedim, özellikle seminerlerimde kullanmam için. Kendisini ziyaretimde bana gerçekten kalbi teşekkürler etti ve: "Sen istediğin gibi kullan. İleride üniversitelere de maletmeni isterim. Bir başka isteğim de önümüzdeki Mart ayındaki genel kurullarda çok önemli değişiklikler olacak. Onları da muhakkak örnek olaylara ekle" demişti.

Örnekolayları seminerlerimde kullandım, hala da kullanıyorum. Hatta örnek olaylardan, kendi talepleri üzerine epey bir yıl önce Oğuz Bozkurt ve Behiç Arıkan gibi kişilere de göndermiştim.

Sezai ağabeyin isteğini yerine getirmek için yıllardır fırsat kolluyorum.

Ben, Sezai ağabeyin organizasyon hamlesi ve Fevzi ağabeyin Şantiye Elkitapları"nın basımı işleri nedeniyle kendilerine gerçekten çok yakın çalıştım. Daha başka anılarım da vardır. Çalışmalarınıza katkıda bulunmak isterim.

* * *

 

 

 

 

 

     

HOME

ANA SAYFA

ABOUT THE SITE

WEBSİTESİ HK.

SEZAİ TÜRKEŞ

FEYZİ AKKAYA

GALLERY

GALERİ

ARCHIEVES

ARŞİV

MEMOIRS

ANILAR

 

 

 

LINKS

BAĞLANTILAR